Blog

  • Veri kurtarma sürecinde KVKK ve gizlilik

    Bir muayenehanenin hasta kayıtlarını tutan bilgisayarı açılmıyor. Bir muhasebe bürosunun sunucusunda yüzlerce müşterinin bordro bilgisi var. Bir insan kaynakları uzmanının dizüstünde aday özgeçmişleri duruyor. Bu cihazlardan birini kurtarma için bir laboratuvara teslim ettiğinizde, yalnızca bir donanımı değil, başka insanlara ait kişisel verileri de emanet etmiş olursunuz. Bu yazıda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde bu sürecin nasıl ele alınabileceğine dair genel bir bakış sunuyoruz.

    Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kurumunuza özgü yükümlülükler için hukuk danışmanınızdan görüş almanızı öneririz.

    Rolleri doğru tanımlamak

    KVKK, kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve araçlarını belirleyen kişi veya kuruma veri sorumlusu, veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına veri işleyen kişi veya kuruma ise veri işleyen der. Bir işletme, arızalı sunucusunu kurtarma için bir laboratuvara gönderdiğinde genellikle işletme veri sorumlusu, laboratuvar ise veri işleyen konumundadır.

    Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır: Kanunun 12. maddesine göre veri sorumlusu, veriler kendi adına başka biri tarafından işlendiğinde gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasından o kişiyle birlikte sorumludur. Yani “cihazı verdik, gerisi onların işi” yaklaşımı yeterli değildir; kimle ve hangi koşullarla çalıştığınızı belgelemeniz gerekir.

    Cihazı teslim etmeden önce

    1. Cihazda ne tür veri olduğunu not edin. Özellikle sağlık bilgisi, biyometrik veri veya ceza mahkûmiyeti gibi özel nitelikli kişisel veriler varsa bunu bilmek, alınacak önlemlerin düzeyini belirler.
    2. Yazılı bir çerçeve oluşturun. Gizlilik sözleşmesi ya da veri işleme şartlarını içeren bir hizmet sözleşmesi; verilerin yalnızca kurtarma amacıyla işleneceğini, üçüncü kişilerle paylaşılmayacağını ve iş bitiminde ne olacağını açıkça yazmalıdır.
    3. Teslim kaydı tutun. Cihazın seri numarası, teslim tarihi, teslim eden ve teslim alan kişi bir tutanakta yer almalıdır. Kargo ile gönderimde de takip numarasını saklayın.
    4. Kapsamı daraltmayı düşünün. Yalnızca belirli klasörlere ihtiyacınız varsa bunu belirtin. Gereğinden fazla verinin işlenmemesi, kanunun ölçülülük ilkesiyle de uyumludur.
    5. Erişim bilgilerini güvenli kanaldan iletin. Disk şifreleme anahtarları veya parolalar gerekiyorsa bunları cihazın üzerine yapıştırılmış bir kâğıtla değil, ayrı ve güvenli bir kanalla paylaşın.

    Laboratuvarda sorulması gerekenler

    Çalışacağınız firmaya şu soruları yöneltmek, değerlendirmenizi kolaylaştırır: Cihaza ve kurtarılan verilere kimler erişebiliyor? Kopyalar hangi ortamda tutuluyor? Veriler bir bulut hizmetine veya yurt dışına aktarılıyor mu? İş bitiminde laboratuvardaki kopyalar nasıl siliniyor ve bu bildiriliyor mu? Firma seçerken bakılacak diğer noktaları veri kurtarma firması seçerken dikkat edilmesi gerekenler yazımızda topladık.

    Bizim uygulamamızda veriler yalnızca kurtarma amacıyla işlenir, talep edildiğinde gizlilik sözleşmesi imzalanır ve teslimat tamamlandığında laboratuvarda kalan kopyalar güvenli yöntemlerle temizlenir. Ayrıntıları gizlilik ve veri güvenliği sayfamızda ve KVKK aydınlatma metnimizde bulabilirsiniz.

    Veri kaybı bir veri ihlali mi?

    Her arıza bir ihlal değildir. Bir diskin bozulması, verilerin yetkisiz kişilerin eline geçtiği anlamına gelmez. Ancak bazı durumlar daha dikkatli bir değerlendirme gerektirir: Fidye yazılımı saldırısında saldırganın verileri kopyalayıp kopyalamadığı çoğu zaman ilk anda bilinmez; şifrelenmemiş bir yedek diskin veya dizüstünün kaybolması ya da çalınması da benzer bir risk taşır.

    KVKK, işlediğiniz kişisel veriler hukuka aykırı biçimde üçüncü kişilerin eline geçtiğinde, veri sorumlusu olarak durumu Kurul’a ve etkilenen kişilere en kısa sürede bildirmenizi öngörür. Kurul bu süreyi kararlarında 72 saat olarak yorumlamaktadır. Bu nedenle bir saldırı fark edildiğinde teknik müdahale ile hukuki değerlendirmenin paralel yürümesi önemlidir. Saldırı sonrası teknik adımlar için fidye yazılımı veri kurtarma sayfamıza bakabilirsiniz.

    Kurtarmadan sonra: eski cihazlar ve imha

    Veriler kurtarıldıktan sonra arızalı disk genellikle unutulur; bir dolabın köşesinde bekler ya da elektronik atıkla birlikte çıkar. Oysa arızalı bir disk de okunabilir veriler içerebilir. Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi de KVKK kapsamında düzenlenen bir yükümlülüktür ve bunun kayıt altına alınması beklenir. Kullanım dışı kalan diskler için güvenli veri imha hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

    Yedekleriniz de aynı ilkelere tabidir: Kişisel veri içeren yedeklerin şifrelenmesi, erişimin sınırlandırılması ve saklama süresinin belirlenmesi gerekir. Sahada sık karşılaştığımız eksikler için yedekleme hataları listemize göz atabilirsiniz.

    Bireysel kullanıcılar için

    Kişisel fotoğraflarınızı veya aile belgelerinizi kurtarmaya gönderiyorsanız, KVKK’nın getirdiği veri sorumlusu yükümlülükleri sizin için genellikle söz konusu olmaz; kanun, kişilerin kendileri ve aileleriyle ilgili ev içi faaliyetlerini kapsam dışında tutar. Yine de gizliliğiniz önemlidir: Kimin elinde ne kadar süre kalacağını sormak, sizin de hakkınızdır.

    BAMER olarak veri kurtarmanın yanında bilgi güvenliği ve KVKK danışmanlığı da veriyoruz. Kurumsal süreçleriniz için kurumsal veri kurtarma sayfamıza göz atabilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    Veri kurtarma firmasıyla ayrı bir sözleşme yapmamız gerekir mi?

    Kanun, veri işleyenle ilişkinin belirli bir formda olmasını şart koşmasa da güvenlik tedbirlerinin alındığını gösterebilmek için yazılı bir çerçeve oluşturmak iyi bir uygulamadır. Gizlilik sözleşmesi bu çerçevenin temel parçasıdır.

    Kurtarılan veriler bize nasıl teslim edilmeli?

    Mümkünse şifrelenmiş bir ortamda ve yetkili bir kişiye, tutanakla teslim edilmesi önerilir. Teslim ortamının parolasının ayrı bir kanaldan iletilmesi riski azaltır.

    Hasta veya müşteri verilerini içeren bir diski kargoyla göndermek uygun mu?

    Uygun paketleme, takipli gönderim ve teslim kaydıyla mümkündür. Disk şifreliyse risk önemli ölçüde azalır. Gönderim öncesinde firmayla teslim koşullarını yazılı olarak netleştirin.

  • Veri kurtarma firması seçerken nelere dikkat etmeli?

    Veri kaybı genellikle en kötü zamanda yaşanır: bir teslim tarihinin arifesinde, bir denetimden önce ya da yılların aile fotoğraflarını taşıyan disk sessizce durduğunda. Bu baskı altında insan, aramada ilk çıkan numarayı arayıp cihazını hemen teslim etmek ister. Oysa verdiğiniz karar, verilerinizin geri gelip gelmeyeceğini ve kimin eline geçeceğini doğrudan etkiler. Bu yazı, hangi firmayla çalışırsanız çalışın, karar vermeden önce sormanızı önerdiğimiz soruları bir araya getiriyor.

    Önce acele etmeniz gereken tek şey

    Firma seçmek için birkaç saat ayırmak çoğu zaman sorun yaratmaz; asıl zararı, bu süre içinde cihazı çalıştırmaya devam etmek verir. Arızalı diski kapatın, kurtarma programlarıyla deneme yapmayın, sonra sakin kafayla araştırmanıza başlayın. Bu kuralın tek istisnası, bir sunucunun durması nedeniyle işinizin tamamen durduğu acil kurumsal durumlardır; orada da önce uzman görüşü alın, sonra müdahale edin. Bu tür vakaların kendine özgü yanlarını sunucu veri kurtarma sayfamızda anlattık.

    Sürecin baştan net olması

    Ciddi bir veri kurtarma hizmetinin işleyişi genellikle belirli adımlardan oluşur: cihazın teslim alınması, arızanın incelenmesi, size bir teklif sunulması, onayınızla çalışmaya başlanması ve verilerin teslimi. Bu adımları telefonda ya da sitede açıkça anlatabilen bir firma, ne yapacağını bilen bir firmadır. Şu soruları sorun:

    • Arıza tespiti nasıl yapılıyor, ücretli mi ve ne kadar sürüyor?
    • Teklif yazılı olarak mı veriliyor ve neleri kapsıyor?
    • Teklifi kabul etmezsem cihazım hangi koşullarla geri veriliyor?
    • Onayım alınmadan cihaz üzerinde herhangi bir işlem yapılır mı?

    Bizim çalışma şeklimizi merak ediyorsanız fiyatlandırma ve süreç sayfamızda adım adım anlattık.

    Gerçekçi beklenti yaratılıyor mu?

    Veri kurtarmada sonucu cihaz incelenmeden kimse kesin olarak bilemez. Plakaları çizilmiş bir disk, tamamen üzerine yazılmış bir alan veya anahtarı kayıp bir şifreli sürücü, en iyi ekipmanla bile geri getirilemeyebilir. Bu nedenle arızayı görmeden kesin sonuç ya da kesin süre vaat edilmesine temkinle yaklaşmanızı öneririz. Kurtarmanın hangi durumlarda zor ya da imkânsız olabileceğini açıkça anlatan bir uzman, size zaman ve para kaybettirmemeye çalışıyordur.

    Fiyat için de benzer bir mantık geçerlidir. Arızayı bilmeden verilen sabit bir fiyat, sonradan değişmek zorunda kalabilir. Fiyatın neye göre belirleneceğinin anlatılması ve kesin tutarın tespitten sonra yazılı olarak bildirilmesi daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

    Cihazınıza nasıl davranılacak?

    Arızalı bir depolama birimi, üzerinde yapılan her işlemle biraz daha yıpranabilir. Bu nedenle sorulması gereken en teknik ama en önemli soru şudur: “Çalışmalar orijinal disk üzerinde mi, yoksa diskin bir kopyası üzerinde mi yapılıyor?” İyi bir uygulama, mümkün olan durumlarda önce sektör sektör imaj almak ve tüm analizi bu kopya üzerinde yürütmektir. Mekanik arızalarda diskin uygun ortamda açılıp açılmadığını da sorabilirsiniz; bu konuda hard disk veri kurtarma sayfamız fikir verebilir. Kendi yöntemimizi laboratuvar ve çalışma yöntemimiz sayfasında paylaştık.

    Gizlilik: verileriniz kimin elinde?

    Bir veri kurtarma firmasına cihazınızı verdiğinizde, en özel belgelerinize erişim imkânı da vermiş olursunuz. Bu nedenle gizlilik konusunun konuşulması, bir nezaket değil bir gerekliliktir:

    • Talep ettiğinizde gizlilik sözleşmesi imzalanıyor mu?
    • Kurtarılan verilerin kopyaları teslimden sonra ne zaman ve nasıl siliniyor?
    • Cihaz teslim alınırken bir tutanak ya da kayıt düzenleniyor mu?
    • Şirket verileri söz konusuysa kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından nasıl bir çerçeve sunuluyor?

    Kurumsal müşteriler için bu konunun hukuki boyutunu veri kurtarma sürecinde KVKK ve gizlilik yazımızda ayrıca ele aldık. Bizim uygulamalarımız ise gizlilik ve veri güvenliği sayfamızda yer alıyor.

    Ulaşılabilirlik ve şeffaflık

    Ziyaret edebileceğiniz açık bir adres, ulaşabileceğiniz sabit bir telefon hattı ve yazılı iletişim kanalları, bir sorun yaşadığınızda muhatap bulabileceğinizin göstergesidir. Çalışmanın hangi aşamada olduğunu öğrenebilmeniz de önemlidir. Bulunduğunuz şehirde bir laboratuvar varsa cihazı elden teslim etmek bir avantajdır; yoksa doğru paketlenmiş bir kargo gönderimi de güvenli bir seçenektir. Kargo için dikkat edilecekleri kargo ile veri kurtarma sayfamızda anlattık.

    Firmanın hangi alanlarda deneyim sahibi olduğuna da bakın. Bir USB belleği kurtarmakla çok diskli bir RAID dizisini yeniden kurmak aynı bilgi birikimini gerektirmez. Cihazınıza benzer vakalarla çalışıp çalışmadıklarını, bu tür arızalarda nasıl bir yol izlediklerini sormaktan çekinmeyin. Verilen cevabın ayrıntı düzeyi, karşınızdaki ekibin konuya ne kadar hâkim olduğu hakkında size çoğu zaman bir web sitesinden daha fazlasını anlatır.

    Teslimatta neye bakmalı?

    Kurtarılan verilerin hangi ortamda (yeni bir disk, sizin getirdiğiniz bir disk vb.) teslim edileceğini önceden konuşun. Mümkünse teslimden önce kurtarılan dosyaların listesini görmek veya önemli dosyaları açıp kontrol etmek isteyin. Kendi kopyanızı aldıktan ve kontrol ettikten sonra firmanın elindeki kopyaların silinmesini talep edebilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    Birden fazla firmadan teklif almak doğru mu?

    Bu sizin hakkınızdır. Yalnız her inceleme cihazın açılıp çalıştırılmasını gerektirebileceğinden, ciddi mekanik arızalarda cihazı birçok yere gönderip getirmek risk yaratabilir. Önce telefonda süreci ve yaklaşımı konuşmak, ön eleme için iyi bir yoldur.

    Bilgisayar tamircisi ile veri kurtarma uzmanı arasında fark var mı?

    Bilgisayar onarımı cihazı çalışır hâle getirmeyi, veri kurtarma ise içindeki verileri almayı hedefler. Bazı onarım adımları veriler için risk oluşturabilir. Önceliğiniz verilerse, bunu baştan açıkça belirtin.

    Firmaya hangi bilgileri vermeliyim?

    Cihazın türünü, sorunun nasıl başladığını, sonrasında neler denendiğini ve sizin için en önemli klasörleri anlatın. Şifreli bir sürücü söz konusuysa kurtarma anahtarının elinizde olup olmadığını da belirtin.

  • Telefondan silinen fotoğraflar geri gelir mi?

    Galeriyi temizlerken yanlış albümü seçtiniz ya da çocuğunuz telefonla oynarken yüzlerce fotoğrafı sildi. İlk refleks, internette “silinen fotoğrafları kurtarma” diye aratıp bir uygulama indirmek olur. Bu yazıda size biraz farklı bir yol öneriyoruz: önce kaybolduğunu düşündüğünüz fotoğrafların büyük ihtimalle hâlâ durduğu yerlere bakmak. Ardından modern telefonlarda dahili hafızadan kurtarmanın neden çok sınırlı olduğunu açıkça anlatıyoruz.

    Önemli: Telefonu fabrika ayarlarına döndürmeyin ve bir yedekten geri yükleme yapmadan önce mevcut durumu yedekleyin. Yanlış bir geri yükleme, telefonda bulunan daha yeni fotoğrafları silebilir.

    Önce bu yerleri kontrol edin

    Galerinin kendi çöp kutusu

    Günümüz telefonlarının neredeyse hepsi silinen fotoğrafları bir süre saklar. iPhone’da Fotoğraflar uygulamasında Albümler sekmesinin altındaki “Son Silinenler” klasörüne, Samsung telefonlarda Galeri uygulamasının menüsündeki “Çöp Kutusu”na, Google Fotoğraflar’da ise Kitaplık bölümündeki “Çöp kutusu”na bakın. Bu klasörlerdeki öğeler, uygulamaya göre değişen bir süre (genellikle 30 ila 60 gün) boyunca geri alınabilir.

    Bulut hesaplarınız

    iCloud Fotoğrafları, Google Fotoğraflar, OneDrive veya Samsung’un bulut hizmetlerinden biri açıksa fotoğraflar telefondan silinmeden önce yüklenmiş olabilir. Bilgisayardan web sitesine girip kontrol edin; bulut tarafının da ayrı bir “son silinenler” alanı olduğunu unutmayın. Bazen eşitleme yıllar önce açılmış ve sonra unutulmuş bir hesapta, beklenmedik bir arşiv çıkabilir.

    Eski yedekler ve bilgisayarlar

    Telefonu daha önce bir bilgisayara yedeklediyseniz ya da fotoğrafları zaman zaman bilgisayara aktardıysanız oraya bakın. Eski telefonunuz bir çekmecede duruyorsa, geçiş öncesi fotoğraflar onun içinde kalmış olabilir.

    Telefonun tamamını kapsayan bir yedek (iCloud yedeği veya Android’in kendi hesap yedeği) bulursanız, onu doğrudan mevcut telefona geri yüklemek yerine önce yedeğin tarihini ve içeriğini kontrol edin. Mümkünse geri yüklemeyi yedek bir cihazda ya da telefonun mevcut hâlini ayrıca yedekledikten sonra yapın. Böylece eski fotoğrafları geri alırken son haftalarda çektiklerinizi kaybetmezsiniz.

    Mesajlaşma uygulamaları ve paylaşılan albümler

    Bir fotoğrafı ailenize, arkadaşınıza ya da bir gruba gönderdiyseniz, o kişilerden geri isteyebilirsiniz. Paylaşılan albümler, sosyal medyaya yüklenen içerikler ve e-postayla gönderilen dosyalar da çoğu zaman gözden kaçan kaynaklardır. Kalite bazen düşük olabilir, ama hiç yoktan iyidir. Özel günlerde çekilen fotoğraflar için o gün yanınızda olan kişilerin telefonlarını da unutmayın; aynı anın başka bir açıdan çekilmiş kopyası çoğu zaman oradadır.

    Telefondaki hafıza kartı

    Bazı Android telefonlar fotoğrafları microSD karta kaydeder. Kart şifreli değilse, silinen fotoğraflar telefonun dahili hafızasına göre çok daha yüksek bir ihtimalle kurtarılabilir. Bu durumda kartı hemen çıkarın ve kullanmayın. Kartla ilgili ayrıntıları hafıza kartı hataları yazımızda ve hafıza kartı veri kurtarma sayfamızda bulabilirsiniz.

    Dahili hafızadan kurtarma: dürüst cevap

    Yukarıdaki yerlerin hiçbirinde yoksa, akla ilk gelen telefonun kendi hafızasından kurtarma olur. Burada durumu açıkça söylemek isteriz: Güncel iPhone’lar ve yeni Android telefonlar, depolamayı varsayılan olarak dosya bazında şifreler. Her dosyanın kendine ait bir anahtarı vardır ve dosya kalıcı olarak silindiğinde bu anahtar da yok edilir. Fotoğrafın şifreli kalıntıları bir süre çiplerde dursa bile anahtar olmadan anlamlı bir görüntüye dönüştürülemez. Buna, flash belleğin silinen alanları kendiliğinden temizlemesi de eklenir.

    Bu nedenle modern, şifreli bir telefonda çöp kutusundan da silinmiş fotoğrafların dahili hafızadan geri getirilmesi çoğu durumda mümkün değildir. “Her silinen fotoğrafı geri getirir” iddiasıyla tanıtılan uygulamalar da bu sınırın ötesine geçemez; üstelik bazıları telefona yeni veri yazarak ya da geniş izinler isteyerek ek risk oluşturur. Bu durumu açıkça söylüyoruz, çünkü umut satmak yerine zamanınızı gerçekten sonuç verebilecek kaynaklara ayırmanızı istiyoruz.

    Kurtarma şansının daha yüksek olduğu durumlar ise başkadır: telefonun ekranı kırıldığı, suya düştüğü ya da açılmadığı için fotoğraflara ulaşılamıyorsa veriler silinmemiştir, yalnızca cihaz çalışmıyordur. Ekran kilidi şifresini biliyorsanız, cihazın onarılması veya uygun yöntemlerle çalıştırılmasıyla verilere ulaşmak mümkün olabilir. Bu vakaları telefon veri kurtarma sayfamızda anlattık.

    Bundan sonrası için üç alışkanlık

    1. Otomatik bulut yedeklemeyi açın ve depolama alanının dolup yedeklemenin sessizce durmadığını ara sıra kontrol edin.
    2. Önemli fotoğrafları birkaç ayda bir bilgisayara veya harici bir diske de aktarın. Bulut tek kopya olmamalıdır; hesaba erişimi kaybetmek de bir veri kaybıdır.
    3. Toplu silme yapmadan önce durun ve seçimi kontrol edin. Çöp kutusunu boşaltmak yerine bırakın; süre dolunca zaten kendiliğinden temizlenir.

    Bilgisayarınızdan veya harici diskinizden fotoğraf sildiyseniz tablo farklıdır; şifreleme ve disk türüne göre şansınız çok daha yüksek olabilir. Bu tür vakalar için silinen ve formatlanan dosya kurtarma sayfamıza göz atabilirsiniz. Şifrelemenin kurtarmaya etkisini merak ediyorsanız BitLocker yazımız da aynı mantığı bilgisayarlar için açıklıyor.

    Sık sorulan sorular

    Fotoğrafları geçen hafta sildim ve çöp kutusunu da boşalttım. Bir şansım var mı?

    Telefonun kendisinde şans çok düşüktür. Ancak bulut hesabınızın web sürümünde, eski bilgisayar yedeklerinde veya fotoğrafları paylaştığınız kişilerde kopya bulunabilir. Önce bu kaynakları tek tek kontrol edin.

    Telefonum açılmıyor; fotoğraflar buluta yedeklenmemişti. Ne yapabilirim?

    Bu bir silme değil, cihaz arızası vakasıdır ve durum farklıdır. Telefonu şarja takıp tekrar tekrar zorlamayın; ekran kilidi şifrenizi hatırladığınızdan emin olun ve arıza tespiti için ulaştırın.

    WhatsApp’tan gelen fotoğrafları sildim. Nereden bulabilirim?

    Sohbet yedeği açıksa yedekte yer alıyor olabilir; ayrıca fotoğrafı gönderen kişiden yeniden isteyebilirsiniz. Uygulamayı silip yeniden kurmadan önce mevcut yedeğin tarihini kontrol edin.

  • SSD mi HDD mi? Veri güvenliği açısından karşılaştırma

    Yeni bir bilgisayar ya da depolama birimi alırken karşılaştırmalar genellikle hız, fiyat ve kapasite üzerinden yapılır. Oysa bir veri kurtarma laboratuvarının bakış açısından asıl soru başkadır: Bir şeyler ters gittiğinde hangisi verilerinizi daha iyi korur, hangisi sizi daha hazırlıksız yakalar? Bu yazıda SSD ve HDD’yi altı farklı açıdan yan yana koyuyor, ardından kullanım alanına göre pratik önerilerde bulunuyoruz.

    İki teknolojinin kısa tanımı

    HDD (hard disk), veriyi dakikada binlerce kez dönen manyetik plakalara yazar; okuma ve yazmayı plakaların hemen üzerinde hareket eden kafalar yapar. SSD ise hareketli parça içermez; veriyi flash bellek çiplerinde tutar ve tüm düzeni küçük bir işlemci olan kontrolcü yönetir. Bu yapısal fark, aşağıdaki her başlıkta kendini gösterir.

    Altı başlıkta karşılaştırma

    1. Darbe ve taşıma

    Bu başlıkta SSD açık ara öndedir. Çalışırken masadan düşen bir dizüstüde HDD’nin kafaları plakaya çarpabilir; SSD’de ise böyle bir mekanik risk yoktur. Sürekli taşınan cihazlar için SSD, veri güvenliği açısından da daha mantıklı bir seçimdir. Bununla birlikte SSD’ler de yenilmez değildir: Kırılan bir konnektör, eğilen bir kart veya sıvı teması onları da devre dışı bırakabilir.

    2. Arızanın habercisi

    HDD’ler çoğu zaman bozulmadan önce yavaşlama, ses veya okuma hatasıyla bir uyarı verir. SSD’lerde ise arıza bazen hiçbir ön işaret olmadan, kontrolcünün yanıt vermeyi bırakmasıyla gelir. Uyarı veren bir disk, verilerinizi kopyalamanız için size zaman tanır. Hard disklerin yaşlanma belirtilerini hard disk ömrü yazımızda ayrıntılı ele aldık.

    3. Yanlışlıkla silinen dosyalar

    HDD’de silinen bir dosyanın içeriği, üzerine yeni veri yazılana kadar plakada kalır; bu yüzden hızlı davranıldığında kurtarma ihtimali yüksektir. Çoğu SSD ise işletim sisteminden gelen bir bildirimle silinen alanları kısa süre içinde kendiliğinden temizler. Sonuç olarak SSD’de silinen dosyayı geri getirme şansı belirgin şekilde düşüktür ve zamanla hızla azalır.

    4. Fiziksel arızada kurtarma

    HDD’lerde kafa, motor veya elektronik kart arızaları için uzun yıllardır geliştirilmiş, oturmuş yöntemler vardır. SSD’lerde ise veri, kontrolcünün kendi eşleştirme tablosuna ve çoğu zaman donanım şifrelemesine bağlıdır. Kontrolcü ağır hasar gördüğünde verilere ulaşmak her model için mümkün olmayabilir. Her iki tür için yaklaşımımızı hard disk ve SSD hizmet sayfalarımızda ayrı ayrı anlattık.

    5. Uzun süre elektriksiz saklama

    Flash bellek, bilgiyi hücrelerde hapsedilmiş elektrik yükü olarak tutar ve bu yük zamanla, özellikle sıcak ortamda, azalabilir. Çok kullanılmış, yıpranmış bir SSD’yi yıllarca fişten çekili bir çekmecede tutmak bu nedenle arşiv için ideal değildir. HDD’ler bu açıdan daha toleranslıdır, ama onların da mekanik bileşenleri beklerken yaşlanır. Hangisi olursa olsun, arşiv diskini yılda en az bir kez çalıştırıp içeriğini kontrol etmek iyi bir alışkanlıktır.

    6. Elden çıkarırken güvenli silme

    Bir HDD’nin tamamının üzerine yazıldığında eski verilerin okunması pratikte mümkün olmaz. SSD’lerde ise aşınma dengelemesi nedeniyle yazılan verinin nereye gittiğini kullanıcı belirleyemez; klasik üzerine yazma yöntemleri bazı alanları atlayabilir. SSD’ler için üreticinin güvenli silme komutu veya şifreleme anahtarının imhası gibi yöntemler gerekir. Şirket disklerini elden çıkarırken güvenli veri imha hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

    Hangi iş için hangisi?

    • Dizüstü bilgisayar ve işletim sistemi diski: SSD. Darbe dayanıklılığı ve hız avantajı belirleyicidir; tek şartı düzenli yedektir.
    • Büyük fotoğraf, video ve proje arşivleri: Kapasite başına maliyet nedeniyle çoğunlukla HDD. Arşiv iki ayrı diskte tutulmalıdır.
    • NAS ve kamera kayıt cihazları: Sürekli çalışmaya uygun, bu iş için üretilmiş HDD’ler genellikle tercih edilir. Önbellek veya hızlı veritabanı alanları için SSD eklenebilir.
    • Taşınabilir yedek diski: Sık taşınacaksa harici SSD, masada sabit duracaksa HDD makul bir seçimdir.

    Şifreleme her ikisinde de iki yönlü bir kılıç

    BitLocker, FileVault veya disklerin kendi donanım şifrelemesi, cihazınız çalındığında verilerinizi korur. Aynı özellik, arızadan sonra kurtarma anahtarını bulamazsanız verilere sizin de ulaşamamanız anlamına gelir. Şifrelemeyi kullanmaya devam edin, ama anahtarınızı güvenli bir yerde saklayın. Anahtarın nerelerde aranabileceğini BitLocker rehberimizde sıraladık.

    Son söz: Teknoloji değil, kopya sayısı korur

    SSD ve HDD’nin güçlü ve zayıf yanları farklı olsa da ortak bir gerçek var: Tek bir depolama biriminde duran veri, hangi teknoloji olursa olsun risk altındadır. Bursa’daki laboratuvarımızda sık karşılaştığımız tablo şudur: Kaybı büyüten şey çoğu zaman diskin türü değil, ikinci bir kopyanın olmamasıdır. Seçiminizi yaparken yedekleme planınızı da birlikte düşünün; yeni diskin bütçesine, verilerin ikinci kopyasını tutacak bir diski de eklemek, uzun vadede en kârlı karardır.

    Sık sorulan sorular

    SSD’nin yazma ömrü dolunca verilerim kaybolur mu?

    Günlük kullanımda çoğu kullanıcı bu sınıra yaklaşmaz. Sınıra ulaşan birçok SSD salt okunur moda geçerek verileri okumaya izin verir, ama bu her modelde aynı değildir. Sağlık programlarında kalan ömür göstergesini ara sıra kontrol etmek yeterlidir.

    Harici SSD mi, harici HDD mi daha güvenli bir yedek olur?

    İkisi de yedek olarak kullanılabilir. Önemli olan, yedek diskin bilgisayara sürekli bağlı kalmaması ve yedeğin birden fazla kopyasının bulunmasıdır. Sık taşınacaksa SSD darbelere karşı avantaj sağlar.

    Bilgisayarımda hem SSD hem HDD var. Dosyalarımı hangisinde tutmalıyım?

    Sık kullandığınız çalışma dosyalarını SSD’de, büyük arşivleri HDD’de tutmak yaygın bir düzendir. Yalnız aynı bilgisayardaki iki disk birbirinin yedeği sayılmaz; bir kopya mutlaka bilgisayar dışında olmalıdır.

  • NAS cihazınız açılmıyorsa ne yapmalısınız?

    Pazartesi sabahı ofise geliyorsunuz; çalışanlar ortak klasörlere ulaşamadığını söylüyor. Rafın köşesindeki NAS ya hiç tepki vermiyor, ya ışıkları sürekli yanıp sönüyor ya da yönetim paneline girince “birim çöktü” gibi bir uyarı çıkıyor. Bu yazı, o anda neye dokunup neye dokunmamanız gerektiğini anlatıyor. Amacımız, sorunu kendi başınıza çözmeye çalışırken verileri daha zor bir duruma sokmamanızı sağlamak.

    Önemli: Yönetim panelinde “başlat”, “yeniden oluştur”, “onar” veya “sıfırla” gibi seçenekler görürseniz, verilerin tam olarak nerede durduğunu bilmeden hiçbirine tıklamayın. Bu işlemlerin bir kısmı disklere yazma yapar ve geri alınamaz.

    Önce tabloyu doğru okuyun

    “NAS açılmıyor” cümlesi birbirinden çok farklı arızaları anlatabilir. Hangisini yaşadığınızı anlamak, sonraki adımı belirler:

    • Hiç ışık yok, fan dönmüyor: Sorun büyük ihtimalle güç adaptöründe veya cihazın anakartındadır. Diskler ve üzerindeki veriler çoğu zaman sağlamdır.
    • Işıklar yanıyor ama ağda görünmüyor: Ağ ayarı, IP adresi değişikliği, kablo veya cihazın kendi işletim sistemindeki bir sorun olabilir.
    • Panele giriliyor ama birim “bozulmuş” veya “çökmüş” görünüyor: Bir ya da birden fazla disk diziden düşmüş, dosya sistemi zarar görmüş olabilir. En dikkat isteyen durum budur.
    • Cihaz bip sesi çıkarıyor, bir yuvanın ışığı turuncu veya kırmızı: Genellikle bir diskin arızalandığını ya da sağlık değerlerinin kötüleştiğini gösterir.

    Riski olmayan kontroller

    Aşağıdaki adımlar disklere herhangi bir yazma yapmadığı için güvenle denenebilir:

    1. Güç kaynağını kontrol edin. Prizi, uzatma kablosunu ve varsa kesintisiz güç kaynağını (UPS) gözden geçirin. Harici adaptörlü modellerde aynı değerlere sahip orijinal bir adaptörle deneme yapılabilir.
    2. Ağ bağlantısını doğrulayın. Kabloyu ve switch portunu değiştirin; modem veya yönlendirici arayüzündeki bağlı cihazlar listesinde NAS’ın aldığı adrese bakın. Üreticinin kendi bulma aracı da işe yarar.
    3. Elektrik kesintisi sonrası sabırlı olun. Düzgün kapanmayan bir cihaz açılışta dosya sistemini kontrol edebilir ve bu, büyük birimlerde uzun sürebilir. Bu sırada fişi çekip tekrar takmak, kontrolü yarıda bırakır.
    4. Durumu kayıt altına alın. Panele girebiliyorsanız disk durumu, birim bilgisi ve sistem günlüklerinin ekran görüntülerini alın. Bu bilgiler arıza tespitini hızlandırır. Panele hiç girilemiyorsa ön paneldeki ışıkların rengini ve yanıp sönme düzenini kısa bir videoyla kaydetmek de işe yarar.

    Kaçınmanız gereken hamleler

    Diskleri bilgisayara takmak

    NAS diskleri çoğunlukla Linux tabanlı dosya sistemleri ve yazılımsal RAID ile biçimlendirilir. Windows bu diskleri tanımadığında “diski başlatmanız gerekiyor” uyarısı verir. Bu uyarıyı onaylamak, disk başına yeni bir bölüm tablosu yazar ve kurtarmayı zorlaştırır.

    Disklerin yerini değiştirmek

    Bazı cihazlar diskleri yuva sırasına göre tanır. Diskleri çıkarmanız gerekirse her birini yuva numarasıyla etiketleyin ve çıkarmadan önce fotoğraf çekin.

    Arızalı diziyi yeniden oluşturmak

    Bir disk düştüğünde yeni disk takıp yeniden yapılandırma başlatmak mantıklı görünür. Ancak kalan disklerden biri de zayıfsa, bu yoğun işlem sırasında ikinci bir arıza ortaya çıkabilir ve dizi tamamen erişilemez hâle gelebilir. Önemli verilerin yedeği yoksa önce mevcut durumun kopyalanması daha güvenlidir. RAID düzenleri hakkında daha fazla bilgi için RAID veri kurtarma sayfamıza göz atabilirsiniz.

    Sıfırlama düğmesini rastgele kullanmak

    Pek çok NAS’ta arka paneldeki küçük düğme, basılı tutma süresine göre farklı işler yapar: bazen yalnızca ağ ayarlarını ve yönetici parolasını sıfırlar, bazen cihazın yazılımını yeniden kurmaya hazırlar. Üreticinin belgelerine bakmadan bu düğmeyi kullanmayın. Aynı uyarı, internette bulduğunuz komut satırı talimatları için de geçerlidir; forumlarda paylaşılan ve başka bir model ya da farklı bir arıza için yazılmış komutlar, sizin cihazınızda bambaşka bir sonuç doğurabilir.

    Bize ulaştığınızda ne oluyor?

    Bir NAS vakasında, mümkünse cihazın kendisini ve tüm diskleri birlikte istiyoruz. Bize marka ve modeli, kullanılan RAID türünü (biliyorsanız), disk sayısını ve sorunun nasıl başladığını anlatmanız yeterli. Laboratuvarda her disk ayrı ayrı incelenir, okunabilen disklerin tam kopyaları alınır ve dizi bu kopyalar üzerinden sanal olarak yeniden kurulur. Orijinal disklere yazma yapılmaz.

    Tespit sonrasında size yazılı bir teklif sunulur ve onayınız alınmadan çalışmaya geçilmez. Şirket verileri söz konusu olduğunda talep ederseniz gizlilik sözleşmesi imzalıyoruz. Hizmetin ayrıntıları NAS veri kurtarma ve kurumsal veri kurtarma sayfalarımızda yer alıyor.

    NAS yedek değil, bir depolama noktasıdır

    Ofislerde NAS, çoğu zaman “yedek cihazımız” olarak anılır. Ama dosyaların tek kopyası NAS’ta duruyorsa, o cihaz bir yedek değil ana depodur. Arıza geçtikten sonra NAS’taki verilerin ikinci bir ortama düzenli kopyalanıp kopyalanmadığını mutlaka sorgulayın. Bu konudaki tipik eksikleri işletmelerin en sık yaptığı 7 yedekleme hatası yazımızda ele aldık. NAS’taki disklerin yaşlanma belirtilerini öğrenmek için hard disk ömrü yazımıza da bakabilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    NAS’ın kendisi bozuldu; diskleri aynı modelde yeni bir cihaza takabilir miyim?

    Bazı üreticiler buna resmi olarak izin verir ve diskler yeni kasada tanınabilir. Ancak yazılım sürümü farklıysa veya disk sırası karışırsa cihaz diskleri başlatmayı önerebilir. Yedeğiniz yoksa bu adımı atmadan önce danışmanızı öneririz.

    Tek diskli bir NAS’ta veri kurtarma daha mı kolay?

    RAID yeniden kurulumu gerekmediği için çoğu zaman daha sadedir. Yine de disk Linux dosya sistemiyle biçimlendirildiğinden, sıradan bir bilgisayarda doğrudan açılmaz ve aynı özeni gerektirir.

    Fidye yazılımı NAS’taki dosyaları şifrelediyse ne yapmalıyım?

    Cihazın ağ bağlantısını kesin ama kapatıp açmayın, şifrelenmiş dosyaları silmeyin. Anlık görüntü (snapshot) özelliği açıksa eski sürümler kurtuluş olabilir. Ayrıntılar için fidye yazılımı veri kurtarma sayfamıza bakabilirsiniz.

  • Laptopa su döküldü: verileriniz için ilk adımlar

    Toplantıya yetişmeye çalışırken masadaki çay bardağı devriliyor ve sıvı doğrudan klavyenin üzerine akıyor. Ekran birkaç saniye daha yanıyor, sonra kararıyor ya da hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam ediyor. İki durumda da önünüzdeki dakikalar önemli. Bu yazıda hem cihazı hem de içindeki dosyaları korumak için atmanız gereken adımları, olayın yaşandığı andan başlayarak sırayla anlatıyoruz.

    Önemli: Cihaz hâlâ çalışıyor olsa bile hemen kapatın. Sıvıyla temas eden bir devre kartında elektrik aktıkça kısa devre ve korozyon riski artar.

    İlk bir dakika

    1. Şarj kablosunu çekin. Prizden değil, mümkünse bilgisayar tarafından çıkarın ve ıslak elle prize dokunmayın.
    2. Güç düğmesine basılı tutarak kapatın. Windows’un veya macOS’un düzgün kapanmasını beklemeyin; bu birkaç saniyelik fark, kartın kurtulmasını sağlayabilir.
    3. Bataryası çıkarılabiliyorsa çıkarın. Yeni modellerin çoğunda batarya içeridedir; bu durumda kasayı açmaya uğraşmayın.
    4. Cihazı ters “V” şeklinde açıp klavye aşağı bakacak biçimde bırakın. Böylece sıvının kartın daha derinlerine ilerlemesi yerine dışarı süzülmesine yardım edersiniz. Yüzeydeki sıvıyı emici bir bezle hafifçe alın.
    5. USB bellek, harici disk gibi takılı cihazları çıkarın. Islanmamışlarsa onları ayrı ve kuru bir yere koyun.

    Sonraki saatlerde ne oluyor?

    Su kurusa bile içindeki mineraller, şeker ve asit kartın üzerinde kalır. Bu kalıntı, elektrik verilmese dahi nemle birlikte metal yüzeylerle tepkimeye girer ve yavaş yavaş korozyon oluşturur. Bu nedenle dökülen sıvının cinsi önemlidir: Şekerli çay, kola veya meyve suyu sade sudan daha zararlıdır; sütlü kahve iz bırakır, deniz suyu ise tuz nedeniyle oldukça agresiftir. Cihazı teslim ederken ne döküldüğünü ve yaklaşık ne kadar sıvı olduğunu söylemeniz, teknisyenin işini kolaylaştırır.

    Korozyon günler içinde ilerlediği için “kurusun, haftaya bakarız” yaklaşımı riskli olabilir. Kartın temizlenmesi ne kadar erken yapılırsa hem cihazın hem de verilerin kurtulma şansı o kadar artar.

    İyi niyetli ama zararlı alışkanlıklar

    • “Çalışıyor mu bakayım” diye açmak: Islak kartta oluşan tek bir kısa devre, onarılabilir bir arızayı çok daha ağır hâle getirebilir.
    • Saç kurutma makinesi kullanmak: Sıcak hava sıvıyı kurutmak yerine içeriye iter ve plastik parçalara zarar verebilir.
    • Pirince gömmek: Pirinç yalnızca yüzeydeki nemi yavaşça çeker; kartın altındaki kalıntıya etkisi yoktur ve değerli zamanın boşa gitmesine yol açar. Üstelik toz ve taneler portlara girebilir.
    • Kalorifer üstünde veya güneş altında bırakmak: Ani ısı farkı ekran ve batarya için ayrı bir risk oluşturur.

    Verileriniz tam olarak nerede?

    Sıvı hasarında çoğu zaman ilk zarar gören, klavyenin hemen altındaki anakarttır. Dosyalarınız ise ayrı bir depolama biriminde durur ve bu birim çoğu vakada sıvıdan daha az etkilenir. Sonuç, büyük ölçüde laptopun tasarımına bağlıdır:

    Sökülebilir disk veya M.2 SSD

    Klasik 2,5 inç diskler ya da yuvaya takılan M.2 SSD’ler kartı bozulmuş bir bilgisayardan çıkarılıp başka bir sistemde okunabilir. Disk ıslanmışsa temizlenmeden ve kontrol edilmeden çalıştırılmamalıdır; özellikle SSD’nin kartı üzerinde biriken kalıntı, ilk enerji verildiğinde kontrolcüyü yakabilir. Bu tür sürücüler için SSD veri kurtarma sayfamızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

    Anakarta lehimli depolama

    Yeni nesil MacBook’larda ve bazı ultra ince Windows dizüstülerde depolama çipleri doğrudan anakarta lehimlidir ve çoğu zaman donanım şifrelemesiyle kartın güvenlik bileşenine bağlıdır. Bu cihazlarda verilere ulaşmanın yolu genellikle anakartın, en azından verileri okuyacak kadar onarılmasından geçer. Apple cihazlarla ilgili ayrıntılar Mac veri kurtarma sayfamızda yer alıyor.

    Sürücü BitLocker veya FileVault ile şifreliyse, disk başka bir bilgisayarda okunurken kurtarma anahtarınız gerekecektir. Bu konuyu BitLocker şifreli diskten veri kurtarma yazımızda anlattık; anahtarı şimdiden aramaya başlamanız zaman kazandırır.

    Tamir mi, veri kurtarma mı?

    Sıvı temas etmiş bir laptop için iki farklı hedef olabilir: cihazı yeniden kullanmak ya da içindeki dosyaları almak. Dosyalarınızın yedeği yoksa önceliği verilere vermenizi öneririz. Bazı onarım denemeleri, örneğin depolama biriminin yeniden programlanması veya kart değişimi, veriler kurtarılmadan yapılırsa geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.

    Bursa’daki laboratuvarımızda sıvı hasarlı bir cihaz geldiğinde önce kart ve depolama birimi incelenir, verilere hangi yoldan ulaşılabileceği belirlenir. Sonuç ve maliyet size yazılı olarak bildirilir; çalışma ancak siz onay verdikten sonra başlar. Okunabilir hâle gelen disklerin önce tam kopyası alınır, çalışma bu kopya üzerinden yürütülür. Hizmetin kapsamı için laptop ve masaüstü veri kurtarma sayfamıza bakabilirsiniz.

    Bu olay, yedekleme düzeninizi gözden geçirmek için de iyi bir fırsat. Dizüstünüzün depolama birimi hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz SSD ile HDD’nin veri güvenliği açısından karşılaştırmasını okuyabilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    Laptop su döküldükten sonra normal çalışıyor. Yine de götürmeli miyim?

    Çalışıyor olması kartın temiz olduğu anlamına gelmez; kalıntı korozyona yol açıp günler sonra arızaya dönüşebilir. En azından önemli dosyalarınızı hemen yedekleyin ve cihazın içinin kontrol ettirilmesini değerlendirin.

    Ne kadar süre kurumaya bırakırsam güvenle açabilirim?

    Güvenli bir bekleme süresi yoktur. Sorun yalnızca nem değil, sıvının bıraktığı kalıntıdır ve bu kalıntı kendiliğinden yok olmaz. Kartın temizlenip kontrol edilmesi, beklemekten daha sağlıklı bir yoldur.

    Diski kendim söküp başka bilgisayara takabilir miyim?

    Disk sökülebilir bir modelse ve kesinlikle kuruysa bu mümkündür. Ancak üzerinde sıvı izi görüyorsanız enerji vermeden önce temizlenmesi gerekir. Emin değilseniz diski çalıştırmadan uzman görüşü alın.

  • İşletmelerin en sık yaptığı 7 yedekleme hatası

    Bir işletmeye “Yedeğiniz var mı?” diye sorduğumuzda cevap çoğunlukla “Evet” olur. Sonraki soru ise genellikle bir sessizlik yaratır: “Son kez ne zaman geri yüklediniz?” Veri kurtarma laboratuvarında karşılaştığımız kurumsal vakaların önemli bir kısmı, yedeği hiç olmayan firmalardan değil, yedeğinin işe yaramadığını kriz anında öğrenen firmalardan gelir. Aşağıda en sık gördüğümüz yedi hatayı ve her biri için uygulanabilir bir çözümü bulacaksınız.

    1. Yedekleme raporlarının sahibi yok

    Yedekleme yazılımı her gece bir e-posta gönderir; bu e-posta ya kimsenin bakmadığı bir posta kutusuna düşer ya da filtrelere takılır. Bir disk dolduğunda veya bir parola değiştiğinde görev aylarca sessizce başarısız olabilir.

    Çözüm: Yedeklemenin sorumlusu olarak bir kişi ve bir yedek kişi belirleyin. Başarısız görevler için ayrı ve dikkat çekici bir bildirim kanalı kurun, haftada bir de başarılı raporları gözle kontrol edin.

    2. Bulut uygulamalarının “zaten yedeklendiğini” sanmak

    Kurumsal e-posta, ortak takvim ve çevrim içi ofis dosyaları için kullanılan bulut hizmetleri, kendi altyapılarının çalışmasından sorumludur. Bir çalışanın yanlışlıkla sildiği klasör, ayrılan bir personelin kapatılan hesabı ya da ele geçirilen bir hesabın verdiği zarar ise çoğu zaman kullanıcı tarafının sorumluluğundadır. Hizmetin geri dönüşüm süresi dolduğunda bu veriler kalıcı olarak gidebilir.

    Çözüm: Kullandığınız bulut hizmetlerinin saklama ve geri yükleme koşullarını okuyun; kritik posta kutuları ve paylaşılan alanlar için hizmetten bağımsız bir yedekleme çözümü değerlendirin.

    3. Saklama süresinin çok kısa olması

    Yalnızca son yedi günü tutan bir düzen, sorun yedinci günden sonra fark edildiğinde işe yaramaz. Bozulan bir muhasebe dosyası ya da sessizce şifrelenen bir arşiv klasörü haftalarca kimsenin dikkatini çekmeyebilir; o süre içinde her yedek bozuk sürümü kopyalar.

    Çözüm: Günlük kopyaların yanında haftalık ve aylık kopyaları da daha uzun süre saklayın. Ne kadar geriye gitmeniz gerekebileceğini, sektörünüzün kayıt saklama yükümlülükleriyle birlikte düşünün.

    4. Yedeğe, sistemle aynı anahtarla girilebilmesi

    Yedek sunucusuna veya NAS’a etki alanı yöneticisi hesabıyla erişilebiliyorsa, o hesabı ele geçiren bir saldırgan yedekleri de silebilir ya da şifreleyebilir. Fidye yazılımı vakalarında sık rastlanan senaryo budur.

    Çözüm: Yedekleme ortamı için ayrı, yalnızca o iş için kullanılan hesaplar tanımlayın ve iki aşamalı doğrulama kullanın. Kopyalardan en az biri ağdan kopuk ya da değiştirilemez olsun. Saldırı sonrası yapılacaklar için fidye yazılımı veri kurtarma sayfamıza bakabilirsiniz.

    5. Yalnızca dosyaları yedekleyip sistemi unutmak

    Muhasebe verileri yedekte duruyor olabilir; peki programın kurulumu, lisans bilgileri, sunucunun ayarları, yazıcı ve kullanıcı tanımları? Sıfırdan kurulan bir sunucuda verileri geri yüklemek, bazen günler süren bir yapılandırma işinin yalnızca son adımıdır. Veritabanlarının da tutarlı biçimde yedeklenmesi gerekir; çalışırken kopyalanan bir veritabanı dosyası açılmayabilir.

    Çözüm: Kritik sunucular için sistemin tamamını geri getirebilen imaj tabanlı yedek alın ve veritabanlarını kendi araçlarıyla yedekleyin. Bozulan veritabanları için veritabanı kurtarma sayfamızda bilgi bulabilirsiniz.

    6. Dizüstüleri ve sahadaki cihazları kapsam dışı bırakmak

    Satış ekibinin teklif dosyaları, mühendislerin saha ölçümleri, yöneticinin dizüstündeki sunumlar çoğu zaman ortak sunucuya hiç ulaşmaz. Çalınan veya sıvı dökülen bir dizüstü, şirketin en güncel bilgilerini de yanında götürebilir. Sıvı vakalarında ilk adımları laptopa su döküldü yazımızda anlattık.

    Çözüm: Taşınabilir cihazları merkezi yedekleme kapsamına alın ya da çalışma klasörlerinin otomatik olarak şirket depolama alanına eşitlenmesini sağlayın. Disk şifrelemesi kullanıyorsanız kurtarma anahtarlarını merkezi olarak kayıt altına alın; neden önemli olduğunu BitLocker yazımızda açıkladık.

    7. Kriz anı için yazılı bir plan olmaması

    Sunucu çöktüğünde kim kimi arayacak, yedekler nerede, şifreleme parolası kimde, hangi sistem önce ayağa kaldırılacak? Bu soruların cevabı yalnızca bir kişinin aklındaysa ve o kişi izindeyse, en iyi yedek bile geç devreye girer. Bir başka sık rastlanan durum: yedeklerin şifre çözme anahtarı, tam da çöken sunucunun içinde saklanmaktadır.

    Çözüm: Bir iki sayfalık bir kurtarma planı hazırlayın; iletişim listesini, kritik sistemlerin öncelik sırasını ve erişim bilgilerinin güvenli olarak nerede tutulduğunu yazın. Yılda en az bir kez masa başı bir tatbikatla planı sınayın.

    Yedekler de kişisel veridir

    Yedekleriniz müşteri, personel veya hasta bilgisi içeriyorsa, asıl sistemle aynı özenle korunmalıdır. Şifrelenmemiş bir yedek diskin kaybolması da bir veri ihlali olabilir. İşin bu boyutunu KVKK ve gizlilik başlıklı yazımızda inceledik. NAS tabanlı yedekleme kullanıyorsanız NAS cihazınız açılmıyorsa yazımız da işinize yarayabilir.

    Tüm önlemlere rağmen yedek eksik çıkarsa, arızalı sistemler üzerinde deneme yapmadan önce bize ulaşın. Bursa’daki laboratuvarımızda şirket verileri, istendiğinde imzalanan bir gizlilik sözleşmesi çerçevesinde ve sadece kurtarma amacına yönelik olarak ele alınır. Kurumsal süreç için kurumsal veri kurtarma sayfamıza bakabilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    Yedeklerimizin çalıştığını nasıl anlarız?

    Tek güvenilir yol geri yükleme denemesidir. Belirli aralıklarla rastgele dosyaları ve en az bir kritik sistemi, canlı ortamı etkilemeyecek şekilde ayrı bir yere geri yükleyip açılıp açılmadığını kontrol edin.

    Küçük bir işletmeyiz; bu önlemlerin hepsine gerçekten gerek var mı?

    Ölçek küçüldükçe çözümler sadeleşir ama ilkeler değişmez. Bir sorumlu kişi, ayrı tutulan bir kopya, makul bir saklama süresi ve ara sıra yapılan bir geri yükleme testi, küçük ofislerde de büyük farkı yaratır.

    Yedekleme düzenimizi gözden geçirmemize yardım eder misiniz?

    Bilgi güvenliği ve KVKK danışmanlığı da verdiğimiz hizmetler arasında. İhtiyacınızı konuşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • Hard disk ömrü ne kadar? Arızayı önceden haber veren işaretler

    “Bu disk kaç yıl daha gider?” sorusu, laboratuvarımızda en sık duyduğumuz sorulardan biri. Kısa cevap şu: Hiç kimse belirli bir disk için kesin bir tarih veremez. Aynı gün aynı fabrikadan çıkan iki diskten biri on yıl sorunsuz çalışırken diğeri ilk yılında bozulabilir. Yine de ortalama beklentiyi, ömrü kısaltan etkenleri ve arızanın yaklaştığını gösteren işaretleri bilmek, verilerinizi zamanında güvenceye almanızı sağlar.

    Ortalama beklenti ve “küvet eğrisi”

    Günlük kullanımdaki bir masaüstü veya dizüstü hard disk için genellikle üç ila beş yıl, makul bir hizmet süresi olarak kabul edilir. Bu bir garanti değil, planlama için bir başlangıç noktasıdır. Büyük veri merkezlerinin yayımladığı disk istatistikleri, yıllık arıza oranlarının modelden modele ciddi biçimde değiştiğini ve yaş ilerledikçe arttığını gösteriyor.

    Mühendislerin “küvet eğrisi” dediği bir tablo vardır: Üretim kusuru olan diskler ilk aylarda kendini belli eder, ardından uzun ve görece sakin bir dönem gelir, en sonunda mekanik yıpranma nedeniyle arızalar yeniden artar. Yani yepyeni bir disk de sıfır risk taşımaz; yeni aldığınız bir diske tek kopya olarak güvenmek, yaşlı bir diske güvenmek kadar risklidir.

    Ömrü kısaltan beş etken

    • Isı: Havalandırması yetersiz bir kasada veya tozla tıkanmış bir dizüstünde sürekli yüksek sıcaklıkta çalışan disk, daha çabuk yıpranır.
    • Sarsıntı ve titreşim: Çalışırken taşınan dizüstüler, masada sürekli titreşen kasalar veya çok sayıda diskin aynı kasada dönmesi kafalara ve yataklara ek yük bindirir.
    • Elektrik dalgalanmaları: Ani kesintiler ve voltaj sıçramaları hem elektronik kartı hem de dosya sistemini etkileyebilir. Masaüstü ve sunucularda kesintisiz güç kaynağı bu nedenle önemlidir.
    • İş yüküne uygun olmayan disk: Masaüstü kullanım için tasarlanmış bir diski günün her saati çalışan bir kamera kaydedicisinde veya NAS’ta kullanmak, onu tasarım sınırlarının ötesine taşır.
    • Uzun süre kullanılmadan beklemek: Çekmecede yıllarca duran bir disk de sorunsuz açılacağının garantisini taşımaz; motor yatakları, contalar ve elektronik bileşenler kullanılmadan da yaşlanır, nemli ortam bu süreci hızlandırır.

    Disk size bir şey söylüyorsa

    Arızaların bir kısmı ani olur, ama pek çoğu haftalar hatta aylar öncesinden ipucu verir. Aşağıdaki belirtilerden birini fark ettiyseniz, ilk işiniz önemli dosyalarınızı bugün başka bir ortama kopyalamak olmalı:

    • Belirli bir klasörü veya dosyayı açarken bilgisayarın uzun süre donması
    • Kopyalama hızının bir anda çok düşmesi ya da kopyalamanın aynı dosyada takılıp kalması
    • Açılan fotoğraflarda gri bantlar, açılmayan belgeler, “dosya bozuk” uyarıları
    • Windows’un açılışta disk denetimi yapmak istemesi veya sık sık mavi ekran vermesi
    • Harici diskin zaman zaman bağlantısının kopup yeniden gelmesi
    • Daha önce duymadığınız tıkırtı, sürtünme veya tekrar eden dönüş sesleri

    Özellikle ses değişikliği ciddiye alınmalıdır. Mekanik bir sorun başladıysa diski çalıştırdığınız her dakika tabloyu ağırlaştırabilir. Bu durumda büyük kopyalama işlemleri yerine diski kapatıp hard disk veri kurtarma konusunda uzman görüşü almak daha akıllıcadır.

    S.M.A.R.T. değerlerini okumak

    Modern disklerin hepsi kendi sağlığını izleyen S.M.A.R.T. adlı bir sistem taşır. Ücretsiz disk sağlığı programlarıyla bu değerlere bakabilirsiniz. Programın verdiği “iyi” veya “dikkat” etiketinden çok, şu satırların zaman içindeki değişimine odaklanın:

    • Yeniden atanan sektör sayısı (Reallocated Sectors): Diskin bozuk bulup yedek alana taşıdığı bölgeleri gösterir. Sıfırdan farklıysa ve artıyorsa yüzey bozulması ilerliyor demektir.
    • Bekleyen sektörler (Current Pending Sectors): Okunmakta zorlanılan ve henüz karara bağlanmamış bölgelerdir. Bu değerin yükselmesi önemli bir uyarıdır.
    • Düzeltilemeyen hatalar (Uncorrectable): Diskin kendi düzeltme mekanizmasıyla kurtaramadığı okumaları gösterir.
    • Arayüz CRC hataları: Çoğu zaman diskten değil, kablo veya bağlantı noktasından kaynaklanır. Kablo değişimiyle artış duruyorsa endişe edilecek bir durum yoktur.

    Unutmayın: Temiz bir S.M.A.R.T. raporu diskin sağlam olduğunu garanti etmez. Elektronik kart veya kafa arızaları çoğu zaman hiçbir değere yansımadan, bir anda ortaya çıkar. Bu yüzden sağlık takibi, yedeğin yerine değil yanına konacak bir önlemdir.

    Disk değiştirme zamanını planlamak

    Bireysel kullanımda, beş yaşını geçmiş ve tek kopya veri taşıyan bir diski değiştirmeyi düşünmek mantıklıdır. İşletmelerde ise sunucu ve NAS disklerinin yaşını ve sağlık değerlerini düzenli olarak kayda geçirmek, aynı partiden alınmış disklerin art arda bozulma riskini de göz önünde bulundurmak gerekir. Bu konudaki pratik ipuçlarını işletmelerin yedekleme hataları yazımızda bulabilirsiniz.

    Yeni disk alırken SSD’ye geçmeyi düşünüyorsanız, iki teknolojinin arıza davranışı birbirinden farklıdır. SSD mi HDD mi yazımız bu kararı vermenize yardımcı olabilir. Disk zaten arıza vermeye başladıysa harici disk ve laptop ve masaüstü veri kurtarma sayfalarımızda cihazınıza özel bilgileri bulabilirsiniz.

    Sık sorulan sorular

    Diski az kullanırsam ömrü uzar mı?

    Bir ölçüde evet, ama ilişki doğrusal değildir. Sık açılıp kapanma da diske yük bindirir; hiç kullanılmadan bekleyen diskler de zamanla sorun çıkarabilir. Önemli olan, diskin hangi işte ve hangi koşullarda kullanıldığıdır.

    Bozuk sektör çıkan bir diski kullanmaya devam edebilir miyim?

    Verilerinizi hemen başka bir yere kopyalayın. Bozuk sektör sayısı artıyorsa disk artık güvenilir değildir; önemli işler için kullanmaya devam etmenizi önermiyoruz.

    Garanti süresi, diskin ömrü hakkında bir fikir verir mi?

    Üreticinin o model için öngördüğü kullanım sınıfı hakkında fikir verir, ama ömür vaadi değildir. Ayrıca garanti kapsamında değişim yalnızca diski kapsar; içindeki veriler garantinin konusu değildir.

  • Hafıza kartında “biçimlendirilmesi gerekiyor” hatası

    Tatilden dönmüşsünüz, fotoğraf makinesinin kartını bilgisayara takıyorsunuz ve Windows şu mesajı veriyor: “Kullanabilmeniz için önce sürücüdeki diski biçimlendirmeniz gerekiyor.” Aynı kart makinede “kart hatası” yazısıyla karşınıza çıkabilir, araç kamerası kaydı durdurmuş olabilir ya da telefon kartı “desteklenmiyor” diye gösterebilir. Bu yazıda bu uyarının ne demek olduğunu ve fotoğraflarınızı riske atmadan ne yapmanız gerektiğini anlatıyoruz.

    Önemli: Uyarı penceresinde “İptal” seçeneğine basın. Kartı biçimlendirmeyin, cihazda yeni fotoğraf veya video çekmeyin. Kartta kilit sürgüsü varsa yazmaya karşı korumalı konuma getirin.

    Bu mesaj aslında ne söylüyor?

    Windows bu uyarıyı, kartta tanıdığı bir dosya sistemi bulamadığında verir. Yani bilgisayar karta erişebiliyor ama içindekileri düzenleyen “fihristi” okuyamıyor. Fotoğrafların kendisi çoğu zaman yerinde durur; kaybolan, onların nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren tablodur. Disk Yönetimi’nde kartın dosya sistemi “RAW” olarak görünüyorsa, durum tam olarak budur.

    Biçimlendirme ise yeni ve boş bir fihrist yazar. Hızlı biçimlendirmede bile eski tablonun üzerine yazıldığı için işiniz zorlaşır; bazı cihazların “tam biçimlendirme” seçeneği ise kartın tamamını silebilir.

    Kart neden bu hâle gelir?

    • Yazma sırasında çıkarılması: Makine kaydederken pilin bitmesi, kartın okuyucudan aniden çekilmesi veya telefonun kapanması dosya tablosunu yarım bırakabilir.
    • Farklı cihazlar arasında gidip gelmek: Kartı bir cihazda biçimlendirip başka bir cihazda doldurmak, nadiren de olsa uyumsuzluk yaratabilir.
    • Flash belleğin yıpranması: Özellikle araç kameraları ve güvenlik kameraları kartı gece gündüz yeniden yazar. Belli bir noktadan sonra hücreler güvenilirliğini yitirir.
    • Kontrolcü arızası: Kartın içindeki küçük denetleyici bozulduğunda kart ya hiç görünmez ya da gerçek dışı bir kapasiteyle görünür.
    • Sahte kapasiteli kart: Etiketinde yüksek kapasite yazan ama gerçekte çok daha küçük olan kartlar, dolduktan sonra eski dosyaların üzerine yazmaya başlar. Sorun genellikle kart dolmaya yakınken fark edilir.

    Güvenli adımlar

    1. Kartı farklı bir okuyucuda bir kez deneyin. Bazen sorun kartta değil, bilgisayarın yuvasında veya ucuz bir adaptördedir. Başka bir okuyucuda dosyalar görünürse hemen başka bir ortama kopyalayın.
    2. Kartı orijinal cihazına geri takın. Fotoğraf makinesi kartı okuyabiliyorsa, makineyi USB kablosuyla bilgisayara bağlayıp dosyaları aktarmayı deneyebilirsiniz. Makine biçimlendirme önerirse yine reddedin.
    3. Onarım komutlarını çalıştırmayın. Windows’un hata denetimi aracı gibi onarım işlemleri, tabloyu “düzeltmek” adına bozuk kayıtları atabilir ve dosyaları anlamsız parçalara dönüştürebilir.
    4. Kartı defalarca söküp takmayın. Kartta elektriksel bir kusur bulunuyorsa, her yeni bağlantı tabloyu ağırlaştırabilir. İki farklı okuyucuda sonuç alamadıysanız denemeyi bırakın.

    Kart hiç görünmüyorsa, yanlış kapasite gösteriyorsa ya da fiziksel olarak kırılmışsa yazılımla yapılacak bir şey kalmaz. Bu durumda kartın içindeki bellek çipine doğrudan ulaşmak gerekir. Günümüzde yaygın olan microSD kartlarda kontrolcü ve bellek tek bir pakette birleşik olduğundan bu iş özel teknikler ister ve her kartta aynı sonucu vermeyebilir.

    Kendiniz bir program denemek istiyorsanız

    Kart sorunsuz okunuyor, yalnızca dosya sistemi kayıpsa bazı kullanıcılar bir kurtarma yazılımı denemeyi tercih eder. Bu durumda iki kurala mutlaka uyun: Kurtarılan dosyaları asla aynı karta kaydetmeyin ve tarama sırasında kart sık sık kopuyor, okuma hızı sürekli düşüyorsa işlemi durdurun. Kopma ve yavaşlama, sorunun mantıksal değil donanımsal olduğuna işaret eder. Çekimleriniz bir düğün, bir proje teslimi ya da tekrarı olmayan bir anı gibi sizin için gerçekten değerliyse, deneme yanılma yerine baştan uzman görüşü almak daha az risklidir; çünkü yanlış bir adımın telafisi her zaman mümkün olmaz.

    Laboratuvardaki yol haritası

    Bursa’daki laboratuvarımıza gelen bir hafıza kartında önce kartın okunabilir olup olmadığına bakılır. Okunabiliyorsa tamamının bit bit kopyası alınır ve sonraki bütün çalışmalar bu kopya üzerinde yapılır; böylece zayıf hücrelere gereksiz yük binmez. Dosya tablosu kurtarılamıyorsa fotoğraf ve video dosyaları, kendilerine özgü yapılarından tanınarak aranır. Kart elektronik olarak arızalıysa bellek seviyesinde çalışma gerekip gerekmediği değerlendirilir.

    Tespitin ardından kurtarma ihtimalini ve maliyetini yazılı olarak paylaşıyor, onayınız olmadan işleme geçmiyoruz. Kart türlerine göre izlediğimiz yolu hafıza kartı ve USB bellek kurtarma hizmet sayfamızda anlattık. Kartı yanlışlıkla biçimlendirdiyseniz silinen ve formatlanan dosya kurtarma sayfamız sizin için daha uygun olabilir.

    Bir dahaki sefere

    • Kartı bilgisayardan çıkarmadan önce “güvenli kaldır” seçeneğini kullanın; makineyi kapatmadan kartı çekmeyin.
    • Kartı her zaman kullanacağınız cihazın kendi menüsünden biçimlendirin.
    • Uzun bir çekimde tek büyük kart yerine birkaç küçük kart kullanmak, riski dağıtır.
    • Kartı yedek ortamı gibi kullanmayın; dosyaları en kısa sürede bilgisayara ve ikinci bir yere aktarın.
    • Araç ve güvenlik kameralarında yüksek dayanıklılık için üretilmiş kartları tercih edin; önemli bir kayıt söz konusuysa güvenlik kamerası ve DVR kayıt kurtarma sayfamız işinize yarayabilir.

    Telefonunuzdaki fotoğrafları kaybettiyseniz durum biraz farklıdır; telefondan silinen fotoğraflar yazımızda önce nerelere bakmanız gerektiğini anlattık.

    Sık sorulan sorular

    Yanlışlıkla “Diski biçimlendir” seçeneğine bastım. Her şey gitti mi?

    Hızlı biçimlendirmeden sonra fotoğrafların önemli bir kısmı çoğu zaman hâlâ karttadır. Karta yeni dosya yazmadığınız sürece şansınız korunur. Kartı kullanmayı hemen bırakın.

    Kurtarılan fotoğrafların isimleri neden farklı?

    Dosya tablosu kaybolduğunda dosya adları ve klasör yapısı da kaybolur. Dosyalar içeriklerinden tanınarak bulunduğu için yeni ve sıralı isimlerle teslim edilebilir; çekim tarihi gibi bilgiler ise çoğu zaman fotoğrafın kendi içinde korunur.

    Kart kırıldı veya ikiye ayrıldı. Yine de bir şey yapılabilir mi?

    Bu, kırığın bellek çipine ulaşıp ulaşmadığına bağlıdır. Kart incelenmeden kesin bir şey söylemek mümkün değil; parçaları kaybetmeden, ayrı bir zarfta saklayarak ulaştırın.

Hemen AraWhatsAppTeklif İste